Dava

Bir sabah, Josef K. herhangi bir şey yapmamış olmasına rağmen tutuklanır. Suçu nedir, bilemez. Yargılandığı da söylenemez zira mahkeme her yerdir, karşılaştığı her insan bir yargıç, girdiği her oda bir duruşma salonudur. Yüzyıllardır değişmeyen bir manzaradır bu. Dava, bir hukuk hikâyesi değildir, insan muammasının romanıdır. Sfenks’in bilmecesini çözdüğünü sanan Oidipus gibi, Josef K. da cevabı bildiğini zanneder, ta ki sorunun kendisine yöneldiğini fark edene dek. Kafka, K.’yı daha başından beri içinde bulunduğu bağlara; kurumların, rollerin, yasanın, başkalarının bakışlarının ördüğü o görünmez dokuya yavaş yavaş teslim eder. Kimlik katlarının tek tek açıldığı, insanın kendi boşluğuyla yüzleştiği trajik bir açımlanma… Suçsuz olduğu hâlde yargılananın hikâyesi, suçlu olduğunu çok iyi bildiği hâlde hiç yargılanmayanları yüzyıllardır aklar. Roman bitmedi. Dava sürüyor.

Kitaptan Bir Bölüm | Sonsözden Bir Bölüm Amazon’dan Satın Al 

  • Yazar: Franz Kafka
  • Başlık: Dönüşüm
  • Kitabın Özgün Adı: Der Prozeß (1925)
  • Kaynak Edisyon: Gesammelte Werke, Anaconda; Der Process, Reiner Stach, Wallstein.
  • ISBN: 978-625-93292-4-6
  • Almanca Aslından Çeviren: Regaip Minareci
  • Editör: Talha Dereci
  • Redaktör: M. Utku Yeşilöz
  • Sonsöz: Emine Ayhan
  • Kapak Resmi: Ön: Orson Welles’in Le Procès (1962) filminden bir sahne. Arka: Christian Rohlfs, Der Gefangene (1918).
  • Sayfa Tasarımı: Turgut Üneli
  • Sayfa Sayısı: 268
  • Kitap Boyutları: 13,5 x 21 x 2,1 cm.
  • Ağırlık: 260 gr.
  • Kağıt Bilgisi: 65 gr. Holmen – Renkli Basım
  • Cilt Bilgisi: 230 gr. Amerikan Bristol
  • Basım Tarihi: Mayıs 2026 [1. Basım]
  • Dizi Bilgisi: Akademim-76 | Edebiyat-12 | Roman-04

140.00

Franz Kafka, Almanca yazan Çek asıllı bir yazar. Eserlerinde absürtlük ile gerçekliği iç içe geçirerek benzersiz bir edebi atmosfer yaratmıştır. Çocukluğunu otoriter babasının gölgesinde, sessiz ve içe dönük bir şekilde geçirdi. Başarılı bir öğrenci olarak Prag Devlet Kolejinden mezun olduktan sonra kısa süreli bir kimya denemesinin ardından hukuk eğitimi aldı. Karl Üniversitesinde tarih, sanat tarihi ve Alman dili dersleri aldı. Öğrencilik yıllarında düzenlenen edebiyat etkinliklerinde görev aldı ve burada ömür boyu dostluk sürdüreceği, aynı zamanda gelecekteki yayıncısı olacak olan şair Max Brod ile tanıştı. Flaubert, Dostoyevski, Goethe ve Gogol gibi yazarları derin bir tutkuyla okudu; bu okumalar onun anlatısındaki evrensel yabancılaşma temasını biçimlendirdi. Hukuk eğitimini tamamladıktan sonra kısa bir süre Prag mahkemesinde staj yaptı ve ardından bir sigorta şirketinde çalışmaya başladı. Bu iş ona maddi güvence sağlasa da yazma arzusunu bastıramıyordu. Gündüzleri büroda geçirdiği uzun saatlerin ardından geceleri yazı masasına dönüyor, öykülerini çoğu kez sabaha kadar kaleme alıyordu. İlk hikâyeleri Hyperion dergisinde yayımlandı. Max Brod’un desteğiyle ilk kitabı Gözlem yayımlandı. Ardından Hüküm, Dönüşüm, Ceza Sömürgesi ve Bir Köy Hekimi geldi. Bu dönemde Felice Bauer ile iki kez nişanlanmasına rağmen ilişkileri Kafka’nın kararsızlığı ve sağlık sorunları nedeniyle sona erdi. Tüberküloz teşhisi aldı, hastalığı ilerledikçe devlet memurluğundan erken emekliye ayrıldı ve yazıya daha çok zaman ayırdı. Berlin’e taşınarak Dora Diamant ile birlikte yaşamaya başladı ancak hastalığı hızla ilerledi ve henüz kırk yaşındayken hayatını kaybetti. Ölümünden sonra dostu Max Brod’un yakılmasını istediği elyazmalarını gün yüzüne çıkarmasıyla dünya onu tanıdı. O günden bu yana Kafka adı, modern insanın yalnızlığını, yabancılaşmasını ve görünmez otoriteler karşısındaki çaresizliğini anlatan bir sembole dönüştü. Kısa ömrüne rağmen Kafka, insan ruhunun karanlığını aydınlatan o tuhaf, sessiz ışığıyla edebiyatın en derin yankılarından biri olarak yaşamaya devam ediyor.